Gönderen Konu: Sindirim Sistemi  (Okunma sayısı 222 defa)

ZaMaN

  • Yönetici
  • Tam Üye
  • *****
  • İleti: 125
  • www.Sohbetimiz.ORG Sohbet Sunucusu
    • Profili Görüntüle
    • Sohbetimiz
Sindirim Sistemi
« : 24 Temmuz 2018, 07:51:43 »
Hayvanlar heterotrof canlılar olmaları nedeniyle, yaşamlarını sürdürebilmek için inorganik (su, mineraller, tuzlar) ve organik (proteinler, karbonhidratlar ve yağlar) besin maddelerini dışarıdan almak zorundadırlar.

Alınan besin maddelerinin işlenmesinin yeme, sindirim, emilim ve dışkılama olmak üzere dört temel aşaması vardır.

1. Yeme: Besinin işlenmesinin ilk basamağıdır. Hayvanlar yedikleri büyük moleküllü (polimer) besinleri doğrudan kullanamazlar. Çünkü polimer yapıdaki besinler hücre zarından geçemez ve organizma için antijen özelliği gösterir. Bu nedenle dışarıdan alınan besinlerin sindirim sisteminde hidrolizle yapı taşlarına dönüştürülmesi gerekir. Canlı bu yapı taşlarını vücudun yapısına uygun şekilde yeniden birleştirerek karmaşık yapılı moleküllerini sentezler.


 
2. Sindirim: Besinin işlenmesinde ikinci basamaktır. Sindirimin amacı besin moleküllerinin hücre zarından geçmesini sağlamaktır. Alınan besinlerin parçalanarak enzimlerin etki edeceği yüzey alanının genişletilmesine mekanik sindirim denir.

Mekanik parçalama dişler, mide ve bağırsaktaki kas hareketi ve safra salgısı ile gerçekleşir.
Büyük moleküllü organik maddelerin, su ve enzimler yardımıyla yapı taşlarına ayrılarak hücre zarından emilebilecek hale gelmesine kimyasal sindirim denir.
Sindirim sonucunda monomerler oluşur. Monomerler hücre zarından doğrudan geçebilirler.
Monomerler hücre tarafından yapı ve enerji maddesi olarak kullanılır.
Sindirim su ile besinlerin parçalanması yani hidroliz olayıdır.
3. Emilim: Besinin işlenmesinde üçüncü basamaktır. Sindirimden sonra gerçekleşir. Monomerler haline gelen besin maddelerinin hayvan hücreleri tarafından alınmasıdır.

4. Dışkılama: Besinin işlenmesinde dördüncü basamaktır. Sindirilmeyen atık maddeler dışkılama sistemiyle vücuttan dışarı atılır.

Sindirim Şekilleri
Hayvanların çoğunda besinin alınması, sindirilmesi ve sindirilmeyen atıkların vücuttan uzaklaştırılması için özel yapı ve organlar gelişmiştir.

Hayvanların hücre ve dokuları; protein, yağ, karbonhidrat gibi organik moleküllerden oluşmaktadır. Sindirim enzimleri bu organik molekülleri parçalayan enzimlerdir. Hayvanların yapı ve organlarını sindirmemeleri için sindirim olayı özelleşmiş kısımlar içerisinde yapılmaktadır.

Canlılarda hücre içi ve hücre dışı sindirim olmak üzere iki çeşit sindirim görülür.

Hücre İçi Sindirim
Besinler hücreye alınarak besin kofulları içerisinde enzimlerle yapı taşlarına parçalanır. Buna hücre içi sindirim denir. Hücre içi sindirim; bitkiler, protistalar, süngerler ve sölenter gibi canlılar ile akyuvar hücrelerinde görülür.

Protista ve süngerlerde besinler hücre içine fagositoz (katı besin) veya pinositoz (sıvı besin) yoluyla alınır. Alınan besinin çevresi bir zar ile kaplanarak besin kofulu oluşur. Besin kofulu, lizozomla birleşir. Lizozomun içindeki sindirim enzimleri besini parçalar. Oluşan yapı taşları koful zarından sitoplâzmaya geçerek hücre metabolizmasında kullanılır. Atık maddeler oluşur. Bu maddeleri taşıyan kofula boşaltım kofulu adı verilir. Atık maddeler ekzositozla hücre dışına atılır.
Sindirimin yapıldığı en basit yapı besin kofullarıdır. Sindirim işleminin zarla çevrili organel içerisinde olması hücrenin kendini sindirmesini engeller.

Hücre Dışı Sindirim
Büyük organik moleküller, yapı taşlarına parçalandıktan sonra hücre içine alınır. Hücre dışı sindirim; çürükçül canlılarda (çürükçül bakteri, ekmek küfü gibi mantarlar), böcekçil bitkilerde, sindirim sistemi gelişmiş omurgasızlarda ve omurgalı hayvanlarda görülür.

Hücre dışına veya vücutla bağlantılı özel sindirim boşluklarına sindirim enzimleri salgılanır. Büyük moleküllü besin maddeleri enzimler yardımıyla yapı taşlarına parçalanır. Daha sonra yapı taşları difüzyon veya aktif taşıma ile hücre içine alınır. Sindirim olayı hücre dışında gerçekleştiği için hücre dışı sindirim adı verilir.

Hücre dışı sindirimde kullanılan enzimlerin sentez ve salgılanması sırasında; ribozom, endoplazmik retikulum, golgi aygıtı ve hücre zarı görev yapar. Lizozom organeli görev yapmaz.

Hücre dışı sindirimle canlılar hücre içine alınamayan büyük moleküllü besinlerden de yararlanırlar. Bu nedenle hücre dışı sindirim hücre içi sindirime göre daha avantajlıdır.

Omurgasızlarda Sindirim
Süngerlerde sindirim sistemi bulunmaz. Hücre içi sindirim gerçekleşir. Süngerin yapısı çok sayıda porları (delik) olan bir torba gibidir. Yapılarında porlardan başka, ağız ve anüs görevi yapan tek sindirim açıklığı bulunur. Porlardan su akıntısı ile giren planktonları (mikroskobik bitki ve hayvan) fagositozla hücre içine alarak sindirirler. Sindirilemeyen atıklar ise suya verilerek tek vücut açıklığından dışarıya atılır.

Sölenterlerde dışarıya açılan tek delikleri bulunur. Hücre dışı ve hücre içi sindirim gerçekleşir.
Örneğin; Hidra'da ağız ve anüs görevi yapan tek açıklık bulunur. Bu yapının etrafında besinin alınmasına yardımcı olan tentakül denilen uzantılar bulunur. Açıklıktan giren besinler, sindirim boşluğuna geçer. Boşluğun iç tarafında bulunan hücrelerin salgıladığı enzimlerin etkisiyle yarı sindirilmiş parçalar haline gelir (Hücre dışı sindirim).

İç taraftaki hücreler, yarı sindirilmiş besin parçalarını endositozla hücre içine alarak besin kofulu oluştururlar. Besin kofulundaki besinler, lizozomdaki enzimlerle parçalanır (Hücre içi sindirim). Sindirilemeyen atık maddeler ve kabuklar hem ağız hem anüs görevi yapan tek açıklıktan dışarı atılır.

Yassı solucanlardan Planarya’da da tek açıklık bulunur. Sindirim hidradaki gibidir. Yalnızca sindirim boşluğu hidraya göre çok fazla dallanmıştır. Hücre dışı sindirimi, hücre içi sindirim takip eder.

Yuvarlak solucan, halkalı solucan, yumuşakça, eklembacaklı, derisi dikenli ve omurgalı hayvanların ağızla başlayan ve anüsle biten tam sindirim kanalları vardır.

Tam sindirim kanalı, alınan besinlerin sindirimi bitmeden tekrar besin alınmasını sağlar.

Toprak solucanında ağızla başlayıp anüsle biten tam sindirim kanalı bulunur. Toprak solucanında hücre dışı sindirim yapılır. Ağızdan sonra besini emen kaslı bir yutak bulunur. Besin yemek borusundan sonra kursağa geçer. Kursakta besinler nemlendirilip depolanır. Kursaktan taşlığa geçen besin, buradaki küçük taşların etkisiyle mekanik olarak ufalanır. Küçülen besinler bağırsakta enzimlerin etkisiyle monomerlerine parçalanır. Oluşan son ürünler bağırsaklar tarafından emilir. Sindirim atıkları anüsten dışarı atılır.

Böcekler grubundan çekirgede ağız beslenme şekline göre çiğneyici, emici, delici gibi değişik şekillerde özelleşmiştir. Ağzın yanlarına tükürük bezleri açılır. Sindirim kanalı; ön bağırsak, orta bağırsak ve son bağırsaktan oluşur. Ön bağırsak; ağız, yemek borusu ve kursaktan meydana gelir. Kursakta nemlendirme ve depolama yapılır. Orta bağırsakta mide ve sindirim bezleri bulunur. Orta bağırsağa geçen besinler sindirilir ve emilir. Arka bağırsak, sindirim kanalının son bölümü olup anüs ile dışarı açılır. Sindirim sonucu oluşan atıklar buradan dışarı atılır.

Omurgalılarda Sindirim
Kuşlarda sindirim kanalı; ağız, yutak, yemek borusu, kursak, mide, taşlık, bağırsak ve kloaktan oluşur. Ayrıca karaciğer ve pankreas sindirimde görev alan diğer organlardır. Kuşlarda diş bulunmaz. Kuşlarda gaga ve taşlık dişin görevini yapar. Gagaların farklı olması beslenme biçimi ile ilgilidir. Ağız içinde hareketli olan dil, besinleri alır ve yemek borusuna gönderir.

Kursağın görevi; alınan besinleri depolamak, ıslatmak ve mideye geçmelerini sağlamaktır. Midedeki besinler mide özsuyu ile ıslatılarak taşlığa gönderilir.
Taşlık, güçlü kaslar ve içindeki taşlarla besini öğütür (Mekanik sindirim). Besin ince bağırsağa geldiğinde karaciğer ve pankreas salgılarıyla sindirim gerçekleşir (Kimyasal sindirim). Burada sindirim ürünleri emilir.

Kör bağırsak salgıladığı enzimlerle selülozu sindirir. Sindirim atıkları kalın bağırsaktan geçerek anüsten dışarı atılır.

Omurgalı hayvanlarda besinlerin mekanik ve kimyasal olarak sindirildiği bölümler omurgasızlardan daha fazla gelişmiştir. Bu canlılarda sindirim sistemleri beslenme şekillerine göre farklılık gösterse bile genellikle ağız, yutak, yemek borusu, ince ve kalın bağırsaktan oluşur. Memeliler dışında kalan omurgalılarda sindirim atıkları kloak denilen açıklıktan sonra anüsten dışarı atılır. Ayrıca kloak, üreme hücreleri ve boşaltım atıklarının dışarı atıldığı bölümdür.

Memelilerin aldıkları besine göre ağız, dil, diş, mide ve bağırsak gibi yapılarında farklılaşmalar görülür.

Otçul ve etçil memeli hayvanlarda beslenme durumlarına göre diş yapılarında farklılıklar görülür.

Otçullarda sert yapılı bitkiyi uzun süre çiğneyebilmesi için geniş ve girintili yüzeyli azı dişleri çok gelişmiştir. Ön kesici ve köpek dişleri bitkileri kopartmaya uyum sağlamıştır. Etçillerde avını yakalayabilmek ve parçalayabilmek için çene yapısı güçlü, kesici dişler sivri uçlu, köpek dişleri gelişmiştir. Azı dişleri ise besini ezip parçalamaya
uygun şekildedir. Hem otçul hem etçillerde bütün dişler aynı oranda gelişmiştir. Örneğin; insanda kesici, köpek ve azı dişleri 32 adettir. Hepsi eşit düzeyde görev yapar.

Otçullar geviş getirip getirmediğine göre gruplandırılır.

Geviş getiren otçul memelilerde simbiyotik mikroorganizmalar, işkembe ve börkenekte bulunur. Bu canlılara örnek olarak koyun, keçi, inek, geyik, zürafa, deve verilebilir. Geviş getiren otçullarda mide, işkembe, börkenek, kırkbayır ve şirden olmak üzere dört bölümlüdür. Bu canlılarda ağızla alınan besin işkembe ve börkenekte depolanır. İşkembe ve börkenekte bulunan mikroorganizmaların salgıladıkları enzimler besinlerdeki selülozun sindirimini sağlar. Besinler tekrar ağza getirilip öğütülür. Bu olaya geviş getirme denir, iyice parçalanan besinler ikinci defa yutularak önce kırkbayıra, sonra şirdene geçer. Şirdende enzimlerle besinler sindirilir. Yapı taşlarına ayrılan besinler ince bağırsakta emilerek kana karışır. Sindirim atıkları kalın bağırsağa gelir ve anüsten dışarı atılır.

otçulların midesi

Geviş getiren otçulların mide bölümlerinden şirden, memelilerin midesine karşılık gelen bölümdür.

Geviş getirmeyen otçul memelilerde simbiyotik mikroorganizmalar, ince ve kalın bağırsağın birleştiği yerdeki çekumlarda (kör bağırsak) bulunur. Bu canlılara örnek olarak at, eşek, katır, domuz verilebilir. Mideleri tek bölümlüdür.

Etçillerin büyük ve genişleyebilen mideleri vardır. Bu özellik av yakaladıklarında çok fazla yiyebilmelerini sağlar. Ayrıca besini mideye depoladıkları için sık avlanmak zorunda kalmazlar.

Bazı herbivor kuşların kursaklarında selülozu glikoza parçalayan mikroorganizmalar bulunur.
Termit adı verilen böceklerin bağırsaklarında selülozu glikoza parçalayan protozoalar bulunur.
İnsanların sindirim sistemlerinde selülozu sindirecek enzimleri üreten bakteriler bulunmadığından selüloz sindirilemez.
Otçulların bağırsakları etçillere göre daha uzundur. Çünkü selülozun sindirimi etin sindirimine göre daha zordur. Daha uzun sindirim kanalı besinlerin emiliminin daha uzun zamanda ve geniş yüzey alanında olmasını sağlar. Geviş getirmeyen otçul memelilerde, geviş getiren otçul memelilere göre ince bağırsak daha uzundur.