Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Kadın Sağlığı / Ynt: Genel Sağlık
« Son İleti Gönderen: MeYRa 24 Temmuz 2018, 17:29:53 »
Çok güzel bir konu olmuş teşekkürler yemeğinize sağlık
2
Forum Kuralları / Forum Kuralları
« Son İleti Gönderen: ZaMaN 24 Temmuz 2018, 08:28:26 »
Forum Kurallarımız

1- Forumda yazilan mesajlardan tamamen yazan forum üyesi sorumludur. Şahısların yazdıkları yazılardan dolayı forumumuz hiçbir sorumluluk kabul etmez.
2- T.C. yasalarını ya da uluslararasi kanunları, anlaşmaları, tüzükleri çigneyen mesajlar foruma gönderilemez.
3- Topluluklar hakkında tahrik edici ve küçük düşürücü yazılar yazılamaz. (Örneğin: Türk, Kürt, Ermeni, Yahudi, Çerkez, Zenci, Hint, Arap, Çingene, Roman, Rus, Göçmen gibi.)
4- Tehdit edici, küfürlü, örf ve adetlere karşı, nefret dolu ya da çok miktarlarda istenmeyen mesajlar göndermek; din, dil, irk ayrımına yönelik iletiler göndermek ve materyaller kullanmak; forum yöneticilerini ve kullanıcılarını küçümser davranışlar sergilemek yasaktır.
5- Yorum amacı taşımayan salt propaganda içerikli parti ve siyaset yazıları yasaktır.
6- Her türlü taciz edici yazı yasaktır.
7- Forumda, büyük harfle yazı yazmak kesinlikle yasaktır!
8- Forumda, sitenizin ziyaret edilmesini istemeniz, sitenizde satılan veya aracı olunulan bir "ürünün" reklamını yapmanız ve bunlar dışındaki tüm ticari kaygı güden mesajlar ve crack, warez, hack appz ve benzeri sitelerin tanitimi yasaktır.
9- Mesajlarda öğretici veya örnek gösterici image'ler dışında image kullanılamaz. Imzalara image eklenemez.
10- Forum admin ve yöneticileri kurallara uymayan mesajlari değiştirme ve silme hakkına sahiptir.
11- Forum kurallarina uymayan üyeler yöneticiler tarafindan uyarılır, davranışın tekrarında sistemimizden kayıtları silinir.
12- Forum kurallarının güncellenme veya yenilerinin eklenmesi hakkı forum yöneticilerince her zaman saklıdır.
13- Veritabanı arızalarına yol açtığı için kesinlikle, hiçbir şartta üyelikler silinmemektedir. Fakat isteyen üyeliğini banlatıp, erişime kapatabilir.
14- Her türlü telif hakkı içeren paylaşım yasaktır. Crack, warez, mp3 vs...
15- Foruma üye olan herkes bu şartları kabul etmis sayılır.

Gizlilik ilkeleri Kisisel Bilgileriniz: Foruma üye olurken girdiğiniz kişisel bilgiler sadece forum adminleri tarafindan görülecektir. Girmis oldugunuz bilgileri istediğiniz zaman degiştirebilirsiniz.

Forum Kullanımı ve Cookie�ler: Cookie�ler, (çerezler) tarafımızdan kişisel bilgi toplama aracı olarak kullanmayacaktır.
3
Anne & Çocuk Sağlığı / Bebekte Boğaz Ağrıları
« Son İleti Gönderen: ZaMaN 24 Temmuz 2018, 08:24:08 »
Boğaz ağrısı başlı başına ya da birkaç belirtiden biri olarak ortaya çıkabilen ve çok yaygın biçimde rastlanan bir şikayettir.Bu kadar yaygın olmasına karşılık, çocuklarda boğaz ağrısının, enfeksiyonun ortakulağa yayılması tehlikesi bulunduğu için, her zaman ciddiye alınması gerekir.

Boğaz ağrıları Belirtileri
Küçük çocuklar çoğunlukla boğaz ağrısını tanımlayamazlar ve ağızlarının ağrıdığından şikayet edebilir ya da yutkunmakta zorluk çekebilirler; ayrıca, iştahları biraz azalmış olabilir ve genel bir rahatsızlık’ durumu içinde olabilirler.

Çocuğun ağzını açtırıp içine baktığınız zaman, dilinin arka yanının çevresindeki alanın iltihaplanmış olduğunu görebilirsiniz; ayrıca, çocuğun boynunu kulaklarının altından çeneye doğru parmaklarınızla yoklarsanız, biraz şişkin durumdaki bademciklerini yada bütün o alanın şişkin ve duyarlı duruma gelmiş olduğunu hissedebilirsiniz.

Bebeklerdeki belirtiler, emme güçlüğü, genel keyifsizlik ve huzursuzluk olacaktır.Boğaz ağrısının çeşidine göre, çocuğun ateşi de yükselmiş olabilir.

Boğaz ağrıları Nedenleri
Boğaz ağrılarına genellikle bir enfeksiyon neden olur. Boğaz ağrıları soğuk algınlıklarının ve gribin belirtilerinden biri olabilecekleri gibi, çocukta bademcik ya da gırtlak iltihabı da bulunabilir. Kabakulakta, kulakaltı bezlerinin şişmesi, boğazda da ağrıya yol açabilir; ayrıca, boğaz ağrısı, kızıl hastalığının belirtilerinden biri de olabilir.

Boğaz ağrıları Tedavi
Çoğunlukla boğaz ağrısından sorumlu olan enfeksiyon, bir bakteriden çok, bir virüsten kaynaklanır ve bu durumda antibiyotikler iyileşme sağlamaz. Genellikle enfeksiyon iki-üç günde kendi kendine temizlenir.

Boğazı ağrıyan çocuğunuzun bol bol dinlenmesine ve sıcak kalmasına dikkat edin. Limonata, ballı su, portakal suyu gibi bol bol ılık içecekler vermek, boğaz ağrısını hafifleteceği gibi, çocuğun bedenine C vitamini sağlayacak ve bedeninin sıvı düzeyini normalde tutacaktır.

Boğaz ağrısı nedeniyle çocuk gerektiği gibi uyuyamıyorsa ya da ateşi yüksekse, ağrısını hafifletmek ya da ateşini düşürmek için yaşına uygun dozda parasetamol verilebilir.

Boğaz ağrılarında Doktor Çağırmak
Sıradan bir boğaz ağrısı için doktor çağırmaya gerek yoktur; ama çocuğun ateşi çok yüksekse, döküntüleri varsa, boğaz ağrısı üç günden fazla sürerse ya da çocuğun başı da ağrıyorsa (ya da sizi kaygılandıran daha başka belirtiler varsa), hemen doktoruna haber verin.

Doktor, çocuğun boğazını muayene etmek için ışıklı bir alet kullanacak ve bademcikleri ile yutak bademciklerinin etkilenip etkilenmediğini kontrol edecektir.Enfeksiyonun kulaklara sıçramamış olduğundan emin olmak için, çocuğun kulaklarını da muayene edebilir.

Çocukta bakteri kökenli bir enfeksiyon bulunduğu yolunda belirtiler varsa, antibiyotik ve boğazı biraz rahatlatmak için gargara verebilir.Belirlenen süre içinde düzelmezse, çocuğunuzun bir genel beden muayenesinden (çekap) geçirilmesini isteyebilir.Boğaz ağrısı, başka bir hastalığın belirtilerinden biriyse, doktor, o hastalık için gerekli ilaçları belirleyecektir.

SORULAR VE YANITLAR !
Boğazı ağrırken küçük oğlumun yemek yemesini nasıl sağlayabilirim? Karnı aç ama, yutkunurken acı duyduğu için yiyemiyor.

Çocuğunuza çorbalar ve püreler vermeye çalışın. Püre meyveler, yoğurt ve dondurma, yutulması çok kolay şeyler olmalarının yanı sıra, ağrıyan boğazı rahatlatırlar.

Kızım birkaç kez bademcik nöbetleri geçirdi ve verilen antibiyotikleri kullandı. Şimdi yeni bir doktoru var; antibiyotik yazmakta çok gönülsüz davranıyor. Neden acaba?

Boğaz ağrılarının çoğuna, antibiyotiklerden hiç etkilenmeyen virüsler neden olur. Yalnızca bazen, bademcik iltihabına bakteriler neden olur ve bu iltihaplara antibiyotik tedavisi iyi gelir (ama her zaman değil). Doktorlar arasında antibiyotiklerin tam ne zaman kullanılması gerektiği konusunda oldukça büyük bir tartışma vardır.

Bunun yanı sıra, antibiyotiklerin bademcik iltihaplarında bile çok fazla yararlı olmadığı yolunda bazı kanıtlar elde edilmiş ve hastalığın antibiyotik kullanılmadan da aynı derecede çabuk iyileştiği belirlenmiştir. Bu yüzden bazı doktorlar, her boğa2 ağrısı için antibiyotik yazmak istemez, enfeksiyonu bedenin kendi doğal savunmasının temizlemesini yeğ tutarlar.

Çocuğumun bademcikleri alınırsa, bu onun boğaz ağrısına tutulmasını önler mi?
Pek çok anne-baba, bademciklerin alınmasının, boğaz ağrılarını önleyeceğini sanır; oysa önlemez. Yalnızca, bademcik iltihabına yakalanma sıklığını azaltır; ayrıca, çocuk büyüdükçe, bademcikleri alınmamış da olsa, bademcik iltihabına yakalanma sıklığı azalır. Bademcikleri alınmış çocuklar hala, “alışılmış” boğaz ağrıları çekme riski altındadırlar.
4
Anne & Çocuk Sağlığı / Kan Kanseri Tedavisi
« Son İleti Gönderen: ZaMaN 24 Temmuz 2018, 08:23:42 »
Kan kanseri, genellikle, enfeksiyona yakalanmayı önleyen çevreden yalıtma servisleri dahil, gerekli her türlü düzeneğin bulunduğu hastanelerde, uzmanlar tarafından tedavi edilir. Bu da, ailenin kaygı ve sorunlarını artırabilir ;  Çocuklarının böylesine kaygılandığı bir hastalığı bulunduğunu bilmenin yarattığı gerginliğin üstüne, hastaneye gidiş ve gelişleri örgütlemek, öbür çocukların bakımını ayarlamak çok güç olabilir.

Tedavide ilaç tedavisi (kemoterapi), ışın tedavisi ya da kemik iliği aktarımı uygulanabilir.
5
Anne & Çocuk Sağlığı / Kan Kanseri Teşhis
« Son İleti Gönderen: ZaMaN 24 Temmuz 2018, 08:23:23 »
Kan kanseri, alınan kan örneğinin mikroskop altında incelenmesiyle teşhis edilir. Kan kanseri hücreleri mikroskop altında hemen tanınır. Bazen teşhis, uyuşturma altında kemiklerden birinin (genellikle de göğüs kemiğinin) ilik boşluğuna sokulan iğneyle alınan ilik örneğinin incelenmesiyle koyulur: Bu inceleme çoğunlukla hastalığın varlığını, kanda ortaya çıkmadan ortaya koyar.
6
Anne & Çocuk Sağlığı / Kan Kanser Belirtileri
« Son İleti Gönderen: ZaMaN 24 Temmuz 2018, 08:23:07 »
Hastalık, olgunlaşmamış akyuvarların, alyuvarların zararına çoğalmasına neden olduğu için, kan kanserinin ilk belirtilerinden biri, kansızlıktır. Çoğalan olgunlaşmamış akyuvarlar, yeterli sayıda trombositin (kanın pıhtılaşmasını sağlayan kan hücrelerinin) oluşumunu da önler; bu da yaraların aşırı kanamasına ve olağandışı morarmalara, ayrıca dişeti ve burun kanamalarına yol açar.

Kan kanseri aynı zamanda, yorgunluk, renk solukluğu ve genel rahatsızlığın yanı sıra, sağlık durumunda kansızlığa bağlı genel bozulmaya neden olur. Çoğunlukla çocuğun kolları ve bacakları ağrır; lenf bezleri şişer. Ayrıca, normalde enfeksiyonla savaşan akyuvarların yerini, bu .gücü taşımayan olgunlaşmamış akyuvarlar aldıkları için, kan kanserli çocuk her türlü enfeksiyona açık duruma gelir. Bu da çoğunlukla diş apseleri, ağızda ve boğazda yaralaşmalar, sinüzit (sinüs iltihabı), hatta zatürreeyle sonuçlanır.

Bazı çocuklarda karaciğer, dalak ve göğüs boşluğundaki lenf bezleri öylesine büyürler ki, doktor elle muayene sırasında bunları algılayabilir. Hastalık ilerledikçe, çoğunlukla oldukça fazla ağrı duyulur. Hastalık süreğense, belirtiler çok hafif olabilir; ama eninde sonunda hızla belirginleşirler.

Kan Kanseri Nedenleri
Hiç değilse bazı kan kanseri çeşitlerinin, bir virüsle ilgili oldukları düşünülmektedir. Bunun yanı sıra, kan kanserinin, atom ışınımları etkisinde kalmış kimselerde görülmesi olasılığı yüksektir ve nükleer istasyonlar çevresinde yaşayan çocukların özellikle tehlike karşısında oldukları saptanmıştır. Hattâ bu istasyonlarda çalışan erkek işçilerin spermalarının, ışınımlardan etkilenmesi sonucu, ilerde doğacak çocuklarında kan kanseri bulunabileceği düşünülmektedir.

Süreğen kemik iliği kan kanseri, bir kromozom anormalliğiyle ilgilidir; ama bu kromozom anormalliğinin mi kan kanseri sonucu ortaya çıktığı, yoksa kromozom anormalliğinin mi hastalığa yol açtığı henüz aydınlatılamamıştır. Bununla birlikte, kan kanserinin kalıtım yoluyla aktarılmadığı sanılmaktadır: Aynı ailede ikinci bir kan kanserli çocuk görülmesi olasılığı, aşağı yukarı 720’dedir.
7
Anne & Çocuk Sağlığı / ÇOCUKTA KAN KANSERİ
« Son İleti Gönderen: ZaMaN 24 Temmuz 2018, 08:22:48 »
Kan kanseri ya da lösemi, kanın akyuvarlarını etkileyen bir kanserdir. Ender görülmekle birlikte, çok ciddi bir hastalıktır. Tedavi edilmemesi durumunda, genellikle büyük bir hızla kötüleşir.

Bedenin belirli bir alanında başlayarak, oradan yayılan öbür kanser biçimlerinin tersine, kan kanseri, kanı etkileyen bir hastalık olduğu için, bedenin aşağı yukarı her yanını etkiler.

Kan Kanseri Çeşitleri
Kan kanseri, hem alyuvarların, hem akyuvarların yapıldığı yer olan kemik iliğinde ya da lenf sisteminde başlayabilir (lenf sisteminin dolaşımında, “lenfosit” adı verilen bir akyuvar çeşidi bulunur). Kemik iliğinde başlayan kan kanserine, “kemik iliği kan kanseri“, lenf sisteminde başlayan kan kanserine de “lenf sistemi kan kanseri” adı verilir. Her iki durumda da, kan kanseri hücreleri birbirlerinin bölgelerine yayılırlar; böylece hem kemik iliği, hem de lenf sistemi kan kanserinden etkilenir.

Kan Kanseri Lenf Sistemi
Kemik iliği kan kanseri, çocuklarda yetişkinlerdekinden daha yaygın görülmez; buna karşılık lenf sistemi kan kanseri, çocuklarda daha yaygın görülen bir hastalıktır: 2-4 yaş arasındaki bir milyon çocuktan 50’sinde görülür. Kan kanseri bulunan çocukların % 90′ ında lenf sistemi kan kanseri vardır. Kan kanserinin her iki biçimi de ivegen (akut; yani hızlı gelişen) kanserlerdir; bununla birlikte, kemik iliği kanserinin süreğen (kronik, yani yavaş gelişen) bir biçimi de vardır.
8
Anne & Çocuk Sağlığı / Bebeklerde Doğuştan Kalça Çıkıkları
« Son İleti Gönderen: ZaMaN 24 Temmuz 2018, 08:22:12 »
Doğuştan kalça çıkığı, yeni doğmuş bebeklerde en çok rastlanan sorunlardan biridir. Bu yüzden doğumun hemen ardından, kalça muayeneleri yapılarak, kalça çıkığı bulunup bulunmadığı incelenir.

Bebeklerde Kalça Çıkığı Belirtileri
Doğuştan kalça çıkığının belirtileri, bebek doğar doğmaz ilk bakışta görülemezse de, tam bir muayeneyle çok çabuk anlaşılır.

Doktor, bebeği ayakları iyice açık durumda ve ayaklarından sağlamca tutarak arka üstü yatırır. Sonra bebeğin dizlerini bükerek, kalçalarını hareket ettirir.
Eklem iyi gelişmişse, hareket düzgün ve sessiz olacaktır.
Bir tıklama sesi duyulursa, uyluk kemiğinin kalça yuvasına girdiği anlaşılır.
Çıktığında da ikinci bir tıklama sesi duyulacaKtır.
Doktor ayrıca, bebeğin genel beden muayenesinin bir parçası olarak, parmağıyla bebeğin kasığını bastırarak, uyluk kemiği başının tam olarak eklem yuvasında olup olmadığını muayene eder.
Uyluk kemiği başı doktorun parmağı tarafından kolayca hareket ettirilebiliyorsa, eklem “istikrarsız” (ya da irritabl) diye adlandırılan durumdadır (yani kolayca çıkmaya elverişlidir).
Bebeklerde Kalça Çıkığı Nedenleri
Doğuştan kalça çıkığı ve istikrarlı olmayan kalça eklemleri, eklemin bebeğin doğumundan önce iyice gelişmemesinin sonucudur.

Kız bebeklerde, erkek bebeklerden beş kat çok kalça çıkığı görülür (bunun nedeni henüz bilinmemektedir). Tedavi edilmezse, kalça çıkığında eklemler kalıcı olarak etkilenir.

Bebeklerde Kalça Çıkığı Tedavisi
Doğuştan kalça çıkığı tedavi edilebilir ve genellikle, uzun vadede etkileri olmaz.

Genellikle bebek, ayaklarını kurbağa konumunda tutan alçı bir süyek içine alınır ve birkaç ay sonra, röntgen filmi çekilerek durum kontrol edilir. Durum düzelince, süyek çıkarılır.

Kalça eklemi “istikrarsızsa”, anneye, bebeğin altını bağlarken, bacaklarını birbirinden ayrılmış biçimde tutacak kalın bir havlu bez kullanması öğütlenir.
Bu bez, kasların eklemi kararlı duruma getirecek kadar güçlenmesini kolaylaştırır.
Doğuştan kalça çıkığına, makat gelişli doğumlarda biraz daha sık rastlanır. Kolayca tedavi edilebilir. Bebek, eklem gereken biçimde gelişinceye kadar, 6-12 hafta süreyle bir süyek içinde tutulur.
9
Anne & Çocuk Sağlığı / Düşük Yapmanın Anneler Üstünde Etkileri
« Son İleti Gönderen: ZaMaN 24 Temmuz 2018, 08:20:32 »
Bir düşüğün etkileri, hamileliğin ilk döneminde gerçekleşmiş de olsa, önemlidir.

Hamile kaldıktan sonra, hele bu ilk ve dört gözle beklenen bir hamilelikse, kendinizi eskisinden çok farklı hissedersiniz. Hamilelik sırasında salgılanan hormonlar, bütün kadınları etkiler.

Ayrıca doğumu bekler duruma girmişsinizdir; planlar yapar, bebeğin odasını hazırlar, bebeğinizin kime benzeyeceğini düşlemeye koyulursunuz. Düşük yapmak bir anda, bütün bunları ezip geçer ve kendinizi ruhsal açıdan yıkılmış durumda bulursunuz.

Bebeğini Kaybeden Anne Kendinden Nefret Eder
Bebeğini yitiren her kadın, kendi tarzında acı çeker ve acıyla birlikte öfke, suçluluk, kendinden nefret etme duyguları da başgösterir. Bazı kadınlar bu “kayıp” duygusunu çok şiddetli biçimde hisseder, “kendilerinden bir parça ölmüş” duygusuna kapılırlar.

Bu duyguların üstesinden gelmeye çalışmanın en iyi yolu, binleriyle eşinizle, yakın bir arkadaşınızla ya da doktorunuzla paylaşmaktır, ilk önce düşük yapmış bir yakınınız varsa, onun la konuşmak da çok iyi gelebilir. Özellikle düşüğün acısını çekmiş başka bir kadınla duygularınızı paylaşmak, en kötü zamanları atlatmanıza yardımcı olabilir.

Düşük Yaptıktan Sonraki Aşamalar
İlk düşüğünüzü yaptıktan sonra, ikinci bir düşük yapma olasılığı çok artmaz. Bununla birlikte, ikinci hamileliğinizin başında, biraz dikkatli ve tedbirli davranmanız gerekebilir.

İlk birkaç ay cinsel ilişkiden uzak durun.
Bedeninizi zorlayıcı hareketlerden, sporlardan kaçının.
İlk 20 hafta kendinizi hiç yormayın.
Bebeğini düşürmüş kadınlar için, bu olay, özellikle küçük bebekli arkadaşlarıyla biraraya geldiklerinde, çok acı verici olabilir; neyse ki istatistikler, ikinci hamileliklerinin çok yüksek bir olasılıkla başarıyla sonuçlanacağını göstermektedir.

Düşükten Sonraki Eşinizin Acısı
Eşiniz de benzer duygular yaşayabilir.

Düş kırıklığı, suçluluk ya da bir çocuk babası olamadığı için yetersizlik duygularına kapılabilir ve size ayrıca destek olması gerektiğini hissettiği sırada, kendi duygularını dile getirmeyi ya da sıkıntısınıdan kurtulmayı güç bulabilir.

Düşük her ikiniz için de son derece sarsıcı bir deneyim olduğundan ve ilişkinizde belirli bir gerginlik yarattığından, bu dönemde çok güç de olsa birbirinize karşı çok daha anlayışlı olmayı denemeniz gerekir.

3 Düşükte Uzmana Görünmelisiniz !
Üç düşük geçirmişseniz ya da düşük yapmadan önce hamile kalmakta herhangi bir güçlük çekmişseniz bu konuda uzmanlaşmış bir hastaneye ya da kliniğe başvurmanız gerekir.

Uzmanlar, önceki hamileliğinizin bütün ayrıntılarını ve neyin ne zaman olduğunu öğrenmek isterler.
Birkaç düşük yapmış bazı kadınlarda, bağışıklık tedavisi uygulamak gerekebilir.
İnsan bedeni, hastalıktan korunmak için “yabancı” malzemeyi başka bir kişiden gelen her şeyi reddeder.
Döllenmiş yumurta da, hem anneden, hem de babadan gelen hücrelerden oluştuğu için, beden bazen bu yumurtayı da reddedebilir.
Uygulanabilecek başka tedavi yöntemleri de vardır.
Bütün bunlar bir yana, hamileliğinizin ilk aylarında düzenli doktor muayenelerinden geçmeniz, normal, başarılı bir hamilelik geçirmenize çoğunlukla yeterlidir.
10
Anne & Çocuk Sağlığı / Bilinci Kapalı Çocukta Neyi Kontrol Etmeli ?
« Son İleti Gönderen: ZaMaN 24 Temmuz 2018, 08:20:08 »
1 Yaşından Büyük Bilinci Kapalı Çocuklarda.

Çocuğunuza nazikçe dokunun ya da sarsın ve bilinçli olup olmadığını anlamak için ismi ile seslenin. Eğer yanıt vermezse aşağıda anlatılan ilk yardım maddelerini uygulamaya başlayın.Eğer tıkayan cismi göremiyorsanız onu atmaya ya da çıkarmaya çalışmayın.

Ne Zaman Profesyonel Yardım Almalı ?
Eğer yalnız değilseniz biriniz acil ambulans yardımı isterken diğer kişi aşağıda anlatılan ilk yardım maddelerini uygulamaya başlasın.Eğer yalnızsanız yardım isteyin!

Eğer çok çabuk yapabilirseniz acil ambulans yardımı isteyin ve daha sonra aşağıdaki ilk yardım maddelerini uygulayın.Tıkayan şeyi başarıyla yerinden atmış olsanız ve çocuğunuz iyi görünse bile daha ileri öneriler için doktorunuzu arayın.

Bilinç Kapalı Olan Çocuklarda Neler Yapılmalı ?
Çocuğunuzun başını ve boynunu kuvvetlice destekler şekilde onu bir bütün halinde sert bir yüzey üstüne sırt üstü yatırın.
Göğsünü açın.
Çocuğunuzun ağzını baş ve işaret parmağınızla açın ve baş parmağınızı onun dilinin üzerine koyun.
Eğer cisim görülüyorsa ve serbestse onu kanca şekline getirdiğiniz işaret parmağınızla çıkartın.
Nefes alıp almadığına bakın, dinleyin ve hissedin.
Çocuğunuzun çenesini yukarıya ve başını geriye doğru çekerek dilinin nefes borusundan uzaklaşmasını sağlayın.
Ağzının kapanmasına izin vermeyin.
Kulağınızı çocuğunuzun ağzına yakınlaştırın ve göğüs kafesi hareketi olup olmadığını izleyin.
Beş saniye boyunca nefes alıp almadığını gözleyin, dinleyin ve hissedin.
Eğer çocuğunuz nefes almıyorsa aşağıdaki şekilde suni solunuma başlayın.
Çocuğunuzun başını bir elinizle kavrayıp sabit tutarken diğer elinizin baş ve işaret parmaklarıyla burun deliklerini sıkın ve kendi ağzınızla onun ağzını tam kapatın.
İki dolu nefesinizi yavaşça ve arada sadece nefes almak için durarak verin.
Eğer çocuğun göğüs kafesinin yükseldiğini görmüyorsanız gene başını kavrayın ve iki nefes daha verin.
Eğer halen göğüs kafesi yükselmiyorsa aşağıda anlatıldığı gibi karnına bastırmaya başlayın.
Çocuğunuzun ayak ucunda bacaklarınızı birbirinden ayırarak diz çökün.
Avuç içinizi karın ortasına göbeğinin hemen üstüne, göğüs kafesiyle göğüs kemiğinin bittiği yerin aşağısına koyun.
Diğer elinizi de öbürünün üstüne koyun.
Çocuğunuzun karnına beş kez seri ve sürekli yukarıya doğru bastırın.
Çocuğunuzun ağzını baş ve işaret parmağınızla açın.
Eğer cisim görülüyorsa ve serbestse onu kanca şekline getirdiğiniz işaret parmağınızla çıkartın.
Çocuğun nefes alışını gözleyin.
Eğer çocuğunuzun nefesi durursa KPR’ye başlayın.
Eğer çocuğunuz 1 ile 8 yaş arasındaysa sitemizde NEFES ALMA/KARDİYAK ACİL DURUMLAR 1 ile 8 yaş arası çocuklar için olan bölüme bakın.
Eğer çocuğunuz 8 yaşından büyükse sitemizde NEFES ALMA/KARDİYAK ACİL DURUMLAR 8 yaşından büyük çocuklar için olan bölüme bakın.
Eğer yutulan cisim çıkmamışsa iki nefes verin ve ardından beş defa karına bastırın ve sonra cismi kontrol edin.
Bu şekilde uygulamalara yutulan cisim çıkana ya da tıbbi yardım gelene kadar devam edin.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10